13 Eylül 2026
Konut, iş yeri veya altyapı projelerinde taraflar arasında kurulan eser sözleşmeleri, Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Bu sözleşmelerde yüklenici, belirli bir eseri (binayı, tadilatı, imalatı) meydana getirmeyi; iş sahibi ise karşılığında bir bedel ödemeyi taahhüt eder. Ancak uygulamada sıklıkla karşılaşılan sorun, teslim edilen eserin sözleşmeye veya teknik gereklere uygun olmaması, diğer bir ifadeyle ayıplı ifadır. Bu yazıda, inşaat ve eser sözleşmelerinde ayıplı ifa halinde iş sahibinin hangi haklara sahip olduğunu, süreleri ve dikkat edilmesi gereken noktaları ele alacağız.
Ayıplı İfa Nedir? Açık Ayıp – Gizli Ayıp Ayrımı
Ayıplı ifa, yüklenicinin meydana getirdiği eserin, kararlaştırılan nitelikleri taşımaması, kullanım amacına elverişli olmaması veya olağan kullanımı engelleyen eksiklikler içermesidir. İnşaat projelerinde ayıplar genellikle iki grupta incelenir:
- Açık ayıp: Teslim sırasında basit bir gözlemla fark edilebilecek, iş sahibinin makul bir özenle görebileceği eksiklikler (örneğin görünür çatlaklar, eksik boya, hatalı kapı montajı).
- Gizli ayıp: Teslim anında fark edilemeyen, ancak kullanım sırasında veya teknik inceleme sonucu ortaya çıkan ayıplar (örneğin temeldeki statik sorunlar, yalıtım hataları, tesisat kaçakları).
Bu ayrım, ayıp ihbar süresi ve zamanaşımı bakımından büyük önem taşır. Gizli ayıplarda iş sahibi, ayıbı öğrenir öğrenmez derhal yükleniciye bildirimde bulunmalıdır.
İş Sahibinin Ayıplı İfa Halinde Hakları
Eser sözleşmesinde ayıplı ifa halinde iş sahibi, TBK m. 475 uyarınca şu seçimlik haklara sahiptir:
- Eserin onarılmasını isteme: Ayıbın giderilmesi için yükleniciye makul bir süre verilebilir.
- Bedelden indirim: Ayıp oranında sözleşme bedelinden indirim talep edilebilir.
- Eserin değiştirilmesini isteme: Ayıp eserin niteliğini ortadan kaldırıyorsa, yeni bir eser talep edilebilir (inşaat projelerinde uygulaması sınırlıdır).
- Sözleşmeden dönme: Ayıp, eseri kullanılamaz hale getiriyorsa veya iş sahibinin sözleşmeyi yapmaktaki amacını ortadan kaldırıyorsa sözleşmeden dönülebilir.
- Tazminat: Ayıp nedeniyle uğranılan zararlar (örneğin kira kaybı, ek masraflar) için tazminat talep edilebilir. Bu hak, diğer seçimlik haklarla birlikte veya ayrıca kullanılabilir.
Bu hakların kullanımı, ayıbın niteliğine ve iş sahibinin seçimine bağlıdır. Ancak her somut olay kendi içinde değerlendirilmeli; özellikle süreler ve ihbar yükümlülüğü titizlikle takip edilmelidir.
Ayıp İhbarı ve Süreler: Hakkınızı Kaybetmeyin
İş sahibi, teslim aldığı eseri makul süre içinde gözden geçirmek ve ayıpları tespit ederse derhal yükleniciye bildirmekle yükümlüdür (TBK m. 477). Aksi halde eser, ayıpsız kabul edilmiş sayılır ve iş sahibi sonradan ayıp iddiasında bulunamaz. Bu nedenle:
- Teslim sırasında mutlaka yazılı bir tutanak düzenlenmeli, varsa ayıplar fotoğraflanmalıdır.
- Gizli ayıplar için ayıbın öğrenildiği tarihten itibaren derhal (uygun bir süre içinde) yazılı ihtar çekilmelidir.
- İnşaat projelerinde teknik bilirkişi raporu alınarak ayıbın niteliği ve kapsamı belgelenmelidir.
Zamanaşımı Süreleri
Eser sözleşmelerinde ayıp nedeniyle açılacak davalarda zamanaşımı süreleri farklılık gösterir:
- Taşınmaz yapı (bina) eserlerinde, ayıp nedeniyle yüklenicinin sorumluluğu teslim tarihinden itibaren 5 yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (TBK m. 478).
- Diğer eserlerde bu süre 2 yıldır.
- Yüklenicinin ağır kusuru varsa veya ayıp gizlenmişse, zamanaşımı süresi 10 yıla kadar uzayabilir (TBK m. 478/2).
Bu süreler hak düşürücü değil, zamanaşımı süresidir; ancak karşı taraf zamanaşımı def'inde bulunursa dava reddedilebilir. Bu nedenle hukuki süreçlerin zamanında başlatılması kritiktir.
Dava Yolları ve İspat Yükü
Ayıplı ifa nedeniyle açılacak davalarda görevli mahkeme, davanın konusuna göre asliye hukuk veya asliye ticaret mahkemesi olabilir. İnşaat sözleşmeleri genellikle ticari nitelik taşıdığından, tarafların tacir olması halinde ticaret mahkemeleri görevlidir. İspat yükü büyük ölçüde iş sahibindedir: Ayıbın varlığı, ihbar süresine uyulduğu ve zararın miktarı iş sahibi tarafından ispatlanmalıdır. Bu noktada sözleşmeler ve borçlar hukuku alanında uzman bir avukattan destek almak, bilirkişi raporlarının doğru yönlendirilmesi açısından önemlidir.
Alternatif olarak, taraflar arasında tahkim şartı varsa uyuşmazlık tahkim yoluyla çözülebilir. Ayrıca gayrimenkul hukuku kapsamında kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde arsa sahibinin hakları da benzer ilkelere tabidir.
Dikkat Edilmesi Gereken Pratik Noktalar
- Teslim tutanağında ayıpları açıkça belirtin ve ihtirazi kayıt koyun.
- Yükleniciye noter kanalıyla ihtar çekin; sözlü bildirimler ispat açısından yetersizdir.
- Ayıbın giderilmesi için yükleniciye makul süre verin, aksi halde onarımı başkasına yaptırıp masrafı talep edebilirsiniz.
- Zamanaşımı sürelerini kaçırmamak için dava açmadan önce mutlaka hukuki danışmanlık alın.
- Binanın statik ve teknik raporlarını bağımsız uzmanlara hazırlatın.
Unutmayın: Her somut olay kendi koşulları içinde değerlendirilir; sözleşme hükümleri, teslim şekli ve ayıbın niteliği sonucu doğrudan etkiler.
İnşaat sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda hak kaybı yaşamamak için İstanbul gayrimenkul avukatı kadromuzla ücretsiz ön görüşme yapabilir, dosyanızın detaylı incelenmesini talep edebilirsiniz. Karagöz Hukuk Bürosu olarak, sözleşme hazırlığından dava sürecine kadar yanınızdayız.
